Evlerimizi ve bahçelerimizi bir anda renk cümbüşüne çeviren, zarif duruşuyla hayranlık uyandıran açelya çiçeği, doğanın bize sunduğu en estetik tablolardan biridir. Fundagiller ailesine mensup olan bu bitki, orman güllerinin en yakın akrabasıdır ve özellikle kışın sonu ile baharın başlangıcında açtığı yoğun çiçeklerle bilinir. Bazı bitkiler sadece yapraklarıyla yeşillik sunarken, açelya açtığı zaman yapraklarını adeta gizleyecek kadar çok çiçek verir. Pembe, kırmızı, beyaz, mor ve bazen iki renkli olan bu çiçekler, bulunduğu her ortama romantik ve neşeli bir hava katar. Bakımı biraz özen istese de, onun o eşsiz güzelliğini seyretmek tüm zahmetlere değer.
Açelya, ana vatanı Asya ve Kuzey Amerika olan, odunsu gövde yapısına sahip çok yıllık bir süs bitkisidir. Aslında orman gülü bitkisinin bir alt türü olarak kabul edilir ancak orman güllerine göre daha küçük yapraklı ve daha bodur bir yapıdadır. Doğada genellikle yarı gölge orman altlarında, nemli ve serin ortamlarda yetişir. Dünyada yüzlerce farklı türü bulunan açelyalar, hem bahçelerde çalı formunda hem de saksılarda iç mekan bitkisi olarak yetiştirilmeye uygundur. Soğuk havalara karşı dirençli olması, onu kış aylarında çiçekli bitki arayanlar için ilk sıralara taşır.
Çiçeklerin diliyle konuşacak olursak, açelya oldukça derin ve duygusal mesajlar taşır. Genel olarak zarafeti, inceliği ve sabrı simgeler. Ancak en bilinen anlamı "özlem" ve "bağlılık" duygusudur. Sevdiğiniz birine açelya hediye etmek, "Seni özledim" veya "Sana olan sadakatim sonsuz" demekle eşdeğerdir. Aynı zamanda aile bağlarını ve evdeki huzuru da temsil eder. Bazı kültürlerde ise açelyanın, kişiye kendine iyi bakması gerektiğini hatırlatan bir sembol olduğuna inanılır. Renklerine göre anlamı biraz değişse de, her zaman naif ve temiz duyguları ifade etmek için tercih edilir.
Açelya çiçeği, onu diğer saksı bitkilerinden ayıran kendine has bir karaktere sahiptir. Hem dış görünüşü hem de büyüme alışkanlıkları ile oldukça karakteristik bir bitkidir. Doğru şartlar sağlandığında bulunduğu alanı bir çiçek denizine dönüştürebilir.
İşte Açelya Çiçeği Özellikleri
Açelya çiçeği sadece göz zevkimize hitap etmekle kalmaz, aynı zamanda yaşadığımız ortamın kalitesini artıran bazı gizli yeteneklere de sahiptir. Evin atmosferini hem fiziksel hem de enerji olarak değiştirir.
İşte Açelya Çiçeği Faydaları
Evde açelya yetiştirmenin püf noktası, onun doğada sevdiği ortamı evinize taşımaktır. Bu çiçek için en hayati kural serinlik ve nemdir. Açelya, sıcak ve havasız ortamları hiç sevmez. Kış aylarında bitkinizi kalorifer, soba veya klima gibi ısıtıcıların yanına koymak, yapraklarının kurumasına ve hızla dökülmesine neden olur. Evinizin en serin odası, ısıtılmayan bir koridor veya kışın don olmayan kapalı bir balkon, açelyanın yaşaması için en ideal yerdir. İhtiyaç duyduğu sıcaklık genellikle 10-15 derece civarıdır. Işık konusunda ise doğrudan güneş ışığından kaçınmalısınız. Güneş ışınları narin yapraklarını yakabilir; bu yüzden tül perdenin arkasından gelen aydınlık ama süzülmüş gün ışığı büyümesi için en doğru tercihtir.
Sulama, açelya bakımının en hassas noktasıdır. Bu bitki kireçten hiç hoşlanmaz, bu yüzden mümkünse musluk suyu kullanmamalısınız. İmkanınız varsa yağmur suyu, arıtılmış su veya kaynatılıp dinlendirilmiş su kullanmak bitkinin ömrünü uzatır. Toprağını parmağınızla kontrol ettiğinizde her zaman hafif nemli olduğunu hissetmelisiniz. Toprağın tamamen kurumasına izin verirseniz bitkiyi kaybedebilirsiniz. Eğer toprağı yanlışlıkla çok kurursa, saksıyı su dolu bir kovaya batırıp toprağın suya doymasını bekleyebilirsiniz. Ayrıca açelya nemli havayı sever. Saksı tabağına çakıl taşları yerleştirip üzerine su ekleyerek, saksıyı bu taşların üzerine koyabilirsiniz. Buharlaşan su, bitkinin yapraklarına ihtiyacı olan nemi sağlar. Toprak değişiminde ise sıradan bahçe toprağı değil, çiçekçilerde "açelya toprağı" veya "orman gülü toprağı" olarak satılan özel asitli toprakları tercih etmeniz, bitkinin sağlıklı gelişimi için şarttır.
Açelya çiçeği, aydınlık ama doğrudan güneş almayan yerlerde konumlandırılmalıdır. Onu sabah güneşi alan bir pencere önüne koymak idealdir ancak öğle güneşinin yakıcı ışınlarından mutlaka korumalısınız. Kalorifer peteğinin yanı veya klimanın tam karşısı açelya için ölümcüldür; çünkü bu cihazlar havayı aşırı kurutur. Serin bir koridor veya kış bahçesi onun için en güzel yerdir. Ayrıca hava akımlarından da hoşlanmaz, yani cereyanda kalmamasına dikkat etmelisiniz. Yaz aylarında onu gölge bir balkona çıkarabilirsiniz ancak kışın mutlaka korunaklı bir yere almalısınız.
Açelya çiçeğinin toprağı her zaman nemli olmalı ancak balçık gibi ıslak kalmamalıdır. Sulama yaparken en önemli kural kireçsiz su kullanmaktır; mümkünse dinlendirilmiş su veya yağmur suyu tercih edilmelidir. Kireçli sular açelyanın sevdiği asidik dengesini bozar ve bitkiyi zayıflatır. Yaz aylarında haftada en az iki veya üç kez sulama gerekebilir, kışın ise bu sıklık azaltılmalıdır. Ayrıca nemi çok sevdiği için, çiçekli olmadığı dönemlerde yapraklarına su püskürtebilirsiniz. Çiçekliyken bunu yapmamalısınız çünkü su damlaları çiçeklerin üzerinde leke yapabilir ve çürütebilir.

Açelya için standart bahçe toprağı kullanmak büyük bir hatadır. Bu bitki mutlaka asidik yapılı, torf bakımından zengin ve yumuşak toprak ister. Kestanelik toprak olarak bilinen çürümüş yapraklı topraklar açelyalar için en ideal olanıdır. Toprağın süzek olması, yani suyu tutmayıp alt deliklerden akıtması gerekir. Kireçli topraklar açelyanın demir almasını engeller ve yapraklarının hızla sararmasına neden olur. Çiçekçilerde "açelya ve orman gülü toprağı" olarak satılan özel karışımları tercih etmek, bitkinizin ömrünü uzatacaktır.
Açelya çiçeğinin saksısı genellikle iki veya üç yılda bir, çiçeklenme dönemi tamamen bittikten sonra değiştirilmelidir. Açelya kökleri çok derine gitmez, daha çok yüzeyde yayılmayı sever; bu yüzden çok derin saksılar yerine yayvan saksılar tercih edilmelidir. Değişim yaparken mevcut saksıdan sadece bir numara büyük olanına geçmek yeterlidir. Çok büyük saksı kullanmak, bitkinin köklerini geliştirmeye odaklanmasına ve çiçek açmayı bırakmasına neden olabilir. Değişim sırasında eski toprağın bir kısmını nazikçe temizleyip taze toprakla takviye etmek bitkiye can verecektir.
Açelya çiçeğini evde çoğaltmak isterseniz, en yaygın ve başarı oranı en yüksek yöntem dalından köklendirme yani çelikleme yöntemidir. Bu işlem için yılın en uygun zamanı, bitkinin büyüme enerjisinin yüksek olduğu yaz sonu (Ağustos) ile sonbahar başı (Eylül) dönemidir. Çoğaltma işlemine başlamadan önce bitkinizin üzerinde sağlıklı görünen, ne çok taze ne de tamamen odunlaşmış orta sertlikte bir dal seçmelisiniz. Temiz ve keskin bir makas kullanarak bu daldan yaklaşık 8-10 santimetrelik bir parça kesmeniz yeterlidir. Kestiğiniz dalın toprağa girecek kısmındaki alt yaprakların tamamını temizleyin, sadece dalın tepesinde 3-4 adet yaprak bırakın. Eğer seçtiğiniz dalın ucunda çiçek veya tomurcuk varsa bunları mutlaka koparın; böylece bitki enerjisini çiçek açmaya değil, yeni kökler çıkarmaya harcayacaktır.
Hazırladığınız bu dalı, temin edebileceğiniz torf ve perlit karışımlı yumuşak yapılı bir toprağa dikin. Açelya dalının köklenebilmesi için neme ihtiyacı vardır. Bunu ev ortamında sağlamak için saksının üzerine, bitkiye değmeyecek şekilde şeffaf bir buzdolabı poşeti geçirebilir ve alttan lastikleyebilirsiniz. Bu yöntem, bitkinin etrafında bir sera etkisi yaratarak nemi korur. Hazırladığınız saksıyı doğrudan güneş almayan ama aydınlık bir yere yerleştirin. Ara sıra poşeti açıp havalandırarak ve toprağın nemini kontrol ederek bakımına devam edin. Yaklaşık 2 ila 3 ay içinde dalın köklendiğini ve yeni filizler verdiğini görebilirsiniz. Köklenen bitkiyi daha sonra dikkatlice asıl saksısına alabilirsiniz. Bir diğer yöntem olan kökten ayırma ise riskli olduğu için ev ortamında genellikle dal yöntemi tavsiye edilir.

Açelya bakarken bazen her şeyi doğru yaptığınızı düşünseniz de bitkinizde bozulmalar görebilirsiniz. Bu belirtiler aslında bitkinin size "bir şeyler yanlış gidiyor" deme şeklidir. Erken müdahale ile açelyanızı kurtarmanız mümkündür.
Açelya genellikle aşırı sıcak ve kuru hava nedeniyle veya sulama dengesizliği olduğunda yaprak döker. Eğer bitki kalorifer yanındaysa veya toprağı tamamen kuruduysa kendini korumak için yapraklarını bırakır. Ayrıca saksı içindeki suyun tahliye edilememesi ve köklerin havasız kalması da ani yaprak dökülmesine sebep olur. Çözüm için bitkiyi daha serin bir yere almalı, toprağını nemli tutmalı ve saksı deliklerinin açık olduğundan emin olmalısınız.
Açelya yapraklarının sararması çoğunlukla toprağın asitliğini kaybetmesinden ve kireçlenmesinden kaynaklanır. Kireçli suyla sulama yapıldığında bitki demir alamaz ve yaprak damarları yeşil kalırken etrafı sararır. Bu duruma kloroz denir. Tedavi için sulama suyunuzu değiştirmeli ve toprağa demir takviyesi yapmalısınız. Ayrıca saksı dibinde biriken eski su da kökleri çürüterek yaprakların sararmasına yol açabilir.
Evet, açelya soğuğu ve hatta buzlu suyu çok sever. Yaz aylarında havalar çok ısındığında bitkinizin toprağına birkaç parça buz koymak veya saksı altlığına buzlu su yerleştirmek bitkinin köklerini serinleterek onu canlandıracaktır.
Açelyalar genellikle yılda bir kez, kış sonundan ilkbahar ortasına kadar olan süreçte çiçek açarlar. Bazı özel türler sonbaharda da küçük bir çiçeklenme yapabilir ancak asıl görkemli açışı yılda bir defadır ve çiçekleri yaklaşık bir ay kadar üzerinde kalabilir.
Evet, solan çiçekleri kurudukça nazikçe koparmalı veya kesmelisiniz. Bu işlem bitkinin tohum üretmek için enerji harcamasını engeller ve gücünü yeni tomurcuklara veya gövde gelişimine vermesini sağlar; ayrıca mantar oluşumunu da önler.
Hayır, açelya kesinlikle klima ve kalorifer gibi yapay ısı kaynaklarının yanında yaşayamaz. Bu cihazlar ortamdaki nemi sıfırladığı için açelyanın yaprakları kurur, çiçekleri dökülür ve bitki kısa sürede ölür.
Evet, açelyaya özellikle çiçeklenme öncesinde ve sırasında uygun vitaminler verilmelidir. Ancak kullanacağınız gübrenin mutlaka "asit seven bitkiler" için hazırlanmış olması gerekir; genel amaçlı çiçek coşturanlar toprağın asitliğini bozabilir.
Evet, açelya çiçekleri ve yaprakları kediler, köpekler ve hatta atlar için oldukça zehirlidir. Bitkinin içindeki maddeler yenilmesi durumunda mide bulantısı, kusma ve daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir; bu yüzden evcil hayvanlardan uzak tutulmalıdır.